Back

Bir Aborijin Efsanesi: Üç Kızkardeş Kayaları

Bir Aborijin efsanesine göre; “bir zamanlar Katoomba kabilesinden üç kız kardeş (‘Meehni’, ‘Wimlah’ ve ‘Gunnedoo’) Nepal kabilesinden üç erkek kardeşe aşık oldu, ancak kabile yasasına göre evlenmeleri yasaklanmıştı. Kardeşler bu yasayı kabul etmedi ve bu durum büyük bir kabile savaşına yol açtı. Üç kız kardeşin hayatı ciddi bir şekilde tehlikeye girince de Katoomba kabilesinin yaşlıları üç kız kardeşi koruyabilmek için onları büyü ile taşa çevirdi. Savaş bittiğinde büyüyü tersine çevirebilecek yaşlılar ölmüştü ve kız kardeşler, nesiller boyunca bu savaşın bir hatırlatıcısı olarak kaldılar.”

threesisters-katoomba-echopoint-blue mounstains-sydney-australia

Avustralya’da geçmişe ait izler bulmak zor. Buradaki yapılar; bazı koloni tarihi yapıları hariç modern tarihe kadar bile gitmiyor ancak bu dağlar bu kayalıklar da binlerce yıldır Aborijinler ile buradalar… Uluru gibi tarihi olan ve hikayesi anlatılan yerleri görmek bir gün Avustralya’dan ayrılmadan önce yapmak istediklerimizin başında geliyor.



Üç Kızkardeş için ise öncelikle şunu söylemeliyiz ki hikayesini okuyunca kayalıklara daha farklı baktığımızı ve heyecanla yaklaştığımızı hatırlıyoruz. Üç Kızkardeş Kayaları Sidney’deki Blue Mountains’in en iyi bilinen yerlerinden biri… Sidney’e adım attığımız günden beri belki de onlarca kez adını duyduk ama Uludağ’dan sonra bizi kesmez diye bugüne kadar hiç gidesimiz gelmemişti. Yakınlarındaki Percy’s Place’de kamp yaptığımız güne kadar… Avustralya oksijen bakımından dünyanın çok da zengin olmayan yerlerinden birisi ancak Blue Mountains’e bu kadar yaklaşınca havanın değişmesi bizi etkilemiş olsa gerek ikinci günü bu dağı resmen turlayarak geçirdik.

Ulaşım

Percy’s Place’den ayrılınca bizim için Katoomba’ya ulaşmak yada şehrin merkezinden gelenler için Blue Mountains’e doğru yaklaşık iki saatlik bir yolculuktan sonra Great Western Highway ile bu bölgeye gitmek aslında daha kolay ancak biz dağ havasını özlediğimiz için olsa gerek Blue Mountains’in etrafını dolaşarak gitmeyi tercih ettik. Yolun adı Bells Line of Road… Size belki bir saat kaybettirir ancak biz tam olarak üç saat kaybettik. 😀 Yol boyunca sağlı sollu dev elma bahçelerini görebilirsiniz. Bazılarının önünde kafe tarzında satış yaptıkları yerler de var. Mola vermek için çok güzel yerler. Ormanın içinde  nostaljik bir kafe her yerde bulabileceğiniz bir şey değil ve arka bahçeden sabah toplanmış taze meyve, el yapımı konserve reçel gibi şeyleri de her yerde bulamazsınız. Tren ya da otobüs ile de Üç Kızkardeş’e ulaşabilirsiniz; Katoomba Tren İstasyonu’nda indikten sonra B686’a binmeniz gerekiyor ancak bu tüm meyve bahçeleri vs’yi kaçırdınız demek olabilir. Biz birkaç elma bahçesi ve kafede durduktan biraz da reçel stokladıktan sonra yolumuza devam ettik.

Blue Mountains Botanic Garden

Bells Line of Road üzerinden Üç Kızkardeş’e gidiyorsanız eğer Blue Mountains Botanic Garden’a uğrayabilirsiniz.  Girişler ücretsiz. Lookout’a yerleştirilmiş çok iyi bir kafesi var. Ayrılırken bazı bitki ve çiçek çeşitlerinden de satın alabilirsiniz. Konaklama için de tercih edilebilecek bir nokta ancak biz konaklamayı Percy’s Place’de yaptığımız için sadece mola vermek amacıyla uğradık. Yapay olarak düzenlenmiş bahçe gibi yerler bizim pek ilgilimizi çekmediği için çok fazla burada zaman harcamadık ancak botaniğe meraklılar için dünya üzerinde başka hiçbir yerde görülemeyecek bitkilerin var olduğunu öğrendik ve yolumuza devam ettik.

Three Sisters’i izlemek için en iyi nokta: Echo Point

Botanic Garden’dan sonra Katoomba’ya ulaşmak 45 dakika sürmedi ve bu noktadan sonra yerleşimler daha sıklıkla karşımıza çıkmaya başladı. Katoomba’ya girdikten sonra ise bazı noktalardan yürüyüş yaparak Üç Kızkardeş’e ulaşılabileceğini gördük. Yürümek için çok fazla enerjiye sahip olmadığımız için Echo Point’e ulaşmayı tercih ettik. Echo Point Katoomba’da Üç Kızkardeş’i karşıdan görebileceğiniz bir lookout’a sahip ve 15 dakika gibi kısa bir yürüyüş ile yanlarına kadar gidebiliyorsunuz. Biz buraya ulaşana kadar neden Blue Mountains isminin verildiğini hiç düşünmediğimizi fark ettik ve cevabı gözlerimizle gördük. Yılın farklı dönemlerinde her ne kadar ormanın renkleri değişse de burada ışığın kırılmasına ve mavinin daha belirgin yansımasına neden olan bir sis çökme durumu var. Açıklaması bizim için biraz zor. 😀

Üç Kızkardeş’ten aşağıya; “Dev Merdivenler”

Üç Kızkardeş’e vardıktan sonra ise demir ve toprak merdivenlerden oluşan 800’den fazla basamak aşağıya doğru ulaşım sağlıyor. İsmi de zaten “Dev Merdivenler” Genelde yukarı doğru çıkanlar kıpkırmızıydı çünkü Üç Kızkardeş’in bulunduğu yükseklikten ki; Meehni (922 m), Wimlah (918 m) ve Gunnedoo (906 m) uzunluğundalar, Jamison Vadisine doğru iniyor ve çıkıyorsunuz. Biz insanları ve kalabalığı gördükten sonra açık konuşmak gerekirse bunu da yapmadık. 😀

Yolda çok fazla zaman harcamadan buraya direk ulaşırsanız eğer Three Sisters’ı gördükten sonra trekking yada hiking ile zamanı çok daha güzel değerlendirebilirsiniz. Bu arada şunu da belirtmeliyiz ki Blue Mountains’e girdikten sonra Botanic Garden’ı geçene kadar telefonlar hiç çekmedi. Üç Kızkardeş’in bulunduğu Echo Point’te ise böyle bir sorun yok.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir